2014 Yılında Dünyada ve Türkiye'de Kompozit Sektörünün Görünümü

  • Makale
  • Ziyaret: 3644
  • kompozit
  • Son Güncelleme: -/-
  •  
    Share on Tumblr       

İsmail Hakkı Hacıalioğlu / Genel Sekreter - Kompozit Sanayicileri Derneği

Kompozit sanayi dünya ölçeğinde, geçen 30 yıl içerisinde global ekonomik büyüme ve anahtar sektörlere (bina ve inşaat, rüzgar enerjisi, uzay ve havacılık, otomotiv vb.) daha fazla nüfuz etme becerisine dayanarak uzun süreli bir gelişme göstermiştir.

 

Bugün gelinen noktada kompozit malzeme pazarı dünya ölçeğinde 60 milyar Avro ve 8 milyon tonluk bir hacme ulaşmış bulunmaktadır. 2002 ve 2012 yılları arasında kompozit pazarı dünya ölçeğinde işlenmiş son ürün olarak yılda değer olarak %4-5, hacim olarak ise %3 büyüme göstermiştir.

 

Kompozit sanayiinin önümüzdeki 5 yıl sürecinde değer olarak %5’lik, hacim olarak ise %4’lük bir büyüme göstermesi beklenmektedir. Bu arada Kuzey Amerika ve Avrupa’nın %56 olan pazar payının %50’ye gerileyeceği, Asya’nın Pazar payının ise %37’den %43’e çıkacağı tahmin edilmektedir.

 

Türkiye kompozit sektörü dünyadaki global ekonomik gelişmeler paralelinde ve son on yıllık siyasi istikrarın da etkisi ile diğer sektörlerde olduğu gibi hızlı ve uzun soluklu bir gelişme göstermiştir.

 

Bugün gelinen noktada Türkiye kompozit malzeme pazarı 1,225 milyar Avro ve 245.000 tonluk bir hacme ulaşmış bulunmaktadır. Kompozit sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ikame malzemelerden pay alarak büyümektedir. Kompozit sektörü Türkiye’de, Avrupa ve dünya büyüme oranının üzerinde bir büyüme göstermektedir. Geçtiğimiz yıllarda dönemin ekonomik durumuna bağlı olarak Türkiye’de %8-%12 arası bir büyüme görülmüştür. Son yıllarda ise yaşanan ekonomik istikrar paralelinde %9-%10 arasında bir büyüme izlenmektedir.

 

Bugün Türkiye kompozit sektörü orta ve büyük ölçekli 150- 200 şirket, kısmen kompozit işi yapan 700-800 şirket, yaklaşık 5000 çalışanı ile yıllık 245 bin ton toplam üretimi ile 1,225 milyar Avro’luk bir değer üreten sektör konumundadır.

 

Dünyada Kompozit Uygulamaların Gelişimi Ne Şekilde Devam Ediyor?

Kompozit pazarı hacimsel olarak Çin’in ekonomik gelişmesine paralel olarak en fazla bu ülkede gelişme göstermiştir. Uzay ve Havacılık sektörünün kompozit kullanım oranı hızlı bir artış göstermiştir. Rüzgâr enerjisinin kompozit kullanımındaki hızlı artış bu sektörü kompozit sektörleri içerisinde üst sıralara taşımıştır. Termoplastiklerin gelişme hızı termosetlere oranla daha fazla olmuş ve termoplastikler toplam kompozit pazarı içerisindeki paylarını arttırmayı başarmışlardır. Enjeksiyon proseslerinin, el yatırmasına olan oranı her geçen gün artmış ve el yatırması teknikleri daha ziyade büyük parçaların üretimleri ile sınırlı kalmaya başlamıştır.

1. Kompozit sektörünün büyümesi genellikle global ekonomik büyümenin üzerinde seyretmektedir. Önümüzdeki dönemde de bu durum geçerliliğini koruyacaktır.

 

2. Kompozit sektörünün gelecek 5 yılda %4’lük bir büyüme ile 10 milyon tonluk bir hacme ulaşması öngörülmektedir. Bu gelişme;

• Kuzey Amerika’da yılda %2,

• Avrupa’da yılda %4,

• Asya’da yılda %7,

• Geri Kalan Ülkeler’de yılda %6 düzeyinde olacaktır.

Bu gelişme farklılığı kompozit endüstrisinin Kuzey Amerika ve Avrupa’dan Asya’ya ve diğer ülkelere doğru kaymasına neden olacaktır.

 

Kompozit sektörünün gelişmesi uygulama alanlarına göre de farklılıklar içerecektir. Denizcilik, yapı, inşaat ve tüketici mallarındaki büyümenin yıllık %0-2 arasında olması beklenirken, elektrik ve elektronik, boru ve tank, taşımacılık,uzay ve havacılık sektörlerinde büyümenin yıllık %3-%7 arasında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Rüzgâr enerjisi uygulama alanındaki büyümenin ise iyimser bir tahminle yıllık %15-%20’lik bir oranı yakalaması beklenmektedir.

 

3. Kompozit Sektörünün gelecek 5 yılda yıllık %5’lik bir büyüme ile 80 milyar Avro’luk bir değere ulaşması beklenmektedir. Değersel büyümenin Kuzey Amerika ve Avrupa’da %4, Asya ve dünyanın geri kalan bölgelerinde %7 düzeyinde olması beklenmektedir.

 

4. Çeşitli sanayilerde kompozit malzeme kullanım oranı belirli bir dengeye kavuşmuş durumdadır. Rüzgâr enerjisinde (%65), denizcilikte (%50), elektrik ve elektronikte (%35) ve tüketici mallarında (%13). Diğer endüstrilerde ise kompozit kullanımı alternatif malzemelerden pay alarak artmaya devam edecektir. Bu endüstrilerde kompozit malzemelerin pay alma oranının;

• Uzay ve Havacılıkta %9’dan %12’ye,

• Yapı ve İnşaatta %6’dan %10’a,

• Boru ve Tankta ise %1’den %2’ye çıkması beklenmektedir.

 

Türkiye’de Sektörün Geldiği Nokta ve Bundan Sonraki Potansiyeli

Dünya’da bir "Gelişmişlik Kriteri” olarak kabul edilen kişi başına düşen kompozit tüketim miktarlarına bakıldığında, ülkemizin önünde önemli fırsatların ve olanakların olduğu ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, dünyada 4-10 kg. arasında bir dağılım izleyen bu miktar ülkemizde 3 kg. düzeyindedir. Dünyada 7,5€/kg. olan ortalama fiyat seviyesi de ülkemizde 5,0€/kg. düzeyindedir. Gerek kişi başı tüketim miktarı ve gerekse de Türkiye’deki ortalama fiyat ülkemiz için önümüzdeki dönemde avantaj olarak değerlendirilmektedir. Kompozit malzemenin sektörler arasında hacim olarak dağılımı dünya, Avrupa ve Türkiye açısından aşağıdaki tablodaki gibidir.




Tablodan da görülebileceği gibi ülkemizde kompozit malzeme daha ziyade boru ve tank ile yapı ve inşaat sektörlerinde ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. İleri teknolojili ürünlerin ülkemizde üretilmesinin hızlanması ile birlikte, özellikle rüzgâr enerjisi, taşımacılık ve otomotiv, uzay ve havacılık ile elektrik ve elektronik sektörlerinde daha fazla miktar ve oranda kompozit malzeme kullanımının gerçekleşmesi beklenmektedir.

 

Üretim proseslerine göre bir karşılaştırma yapılmak istenirse aşağıdaki gibi bir tablo karşımıza çıkmaktadır.


Tablodan da görülebileceği gibi ülkemizde makinalı ve ileri teknoloji gerektiren ürünlerin üretiminde alınacak daha pek çok yol vardır. Ülkemizdeki ve civar ülkelerdeki talebin etkisi ile %50’lere varan CTP boru üretimi ülkemiz kompozit sektörünün itici gücü olmaya önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Pultruzyon, SMC-BMC ve termoplastik enjeksiyon proseslerinin önümüzdeki dönemde pazar paylarını arttırmaları beklenmektedir. RTM ise özellikle rüzgâr enerjisi, denizcilik, otomotiv ve taşımacılık ile su kaydırakları sektörlerinde gelişimini sürdürmeye devam edecektir.

 

Kompozit sektörü, 2014 yılını %4 civarında bir büyüme ile kapatmıştır. Özellikle CTP boru sektöründe, otomotivde, inşaatta, yenilenebilir enerji ve eğlence sektörlerinde yaşanan gelişmeler bu sektörlerin beklenen büyüme rakamını yakalamasını sağlamıştır. Denizcilik, elektrik-elektronik, havacılık, savunma sanayi gibi sektörlerde ise gelişme sınırlı kalmıştır. Ancak sektörde yaşanan bu büyümeye karşılık aşırı rekabet ve karsızlık sektördeki önemli firmaların fon yaratmakta zorluklar yaşamalarına neden olmaktadır.

 

Sektörün 2015 yılında %5 civarında bir büyüme göstermesi beklenmektedir. 2015 yılında bölgede ve Orta Doğu’da istikrarın oluşması ve Avrupa’da ekonominin canlanması söz konusu olduğu takdirde üreticilerimizin ihracat performansı artacaktır. Sektör üyelerinin yeni projeler ve ihracat pazarlarını çeşitlendirme konusunda yapmakta oldukları çalışmalarında pozitif geri dönüşleri neticesinde 2015 yılı performansının artacağına inanıyoruz.

Kompozitte Dış Ticaret Açığı, İhracat İthalat Rakamları

Kompozit sanayi 3 ana katma değerli adımdan oluşmaktadır:

1. İlk madde üretimi: Reçineler, elyaflar, katkı maddeleri, aletler ve makineler.

2. Ara malı üretimi: Dokumalar, kumaşlar, örgüler, preformlar, hazır kalıplama bileşimleri, pestiller, granüller ve peletler.

3. Son ürün üretimi: Nihai kompozit malzemeden oluşan ürünler.

 

Bugün tüm dünyada en yaygın olarak kullanılan takviye malzemeleri cam elyafı (%86) ve karbon elyafı (%12) ülkemizde üretilmektedir. Reçinelerden ise doymamış polyester reçinesi ve vinyl ester reçine ülkemizde üretilirken epoxy reçineler ile termoplastik reçineler ithal edilmektedir. Reçinelerin hammaddelerinin ise son derece az bir bölümü ülkemizde üretilirken önemli bir bölümü yurt dışından tedarik edilmektedir. Kompozit üretiminde kullanılan teknik tekstillerin üretiminin ülkemizde yaygınlaşması ile birlikte bu alanda da sektör tüm ihtiyacını yurt içinden karşılayabilme noktasına gelmiştir. Rakamsal olarak bugün kompozit sektörü yaklaşık 230 milyon Avroluk bir ihracat yaparken 230 milyon Avroluk da ithalat yapmaktadır.

 

Sektör ihtiyaç duyduğu kimyasal hammaddeleri ithal ederken, gerek ülkemizde üretilen takviye malzemeleri ve reçineler ile teknik tekstillerin ve bitmiş ürünlerin ihracatı ile dış ticarette bir dengeye kavuşmuş ve bugün dünya çapında iş yapan firmaları ile de uluslararası alanda adından söz edilen bir konuma ulaşmıştır. Nitekim bu gelişmenin en somut örneği olarak Türkiye, sektörün uluslararası en önemli buluşması olan 12-14 Mart 2013 tarihleri arasında Paris’te yapılan JEC 2013 Paris fuarının Onur Ülkesi olarak ilan edilmiştir.

 

Kompozit sektörü doğrudan ve dolaylı olarak ihracat yapmaktadır. Ürettiği hammaddeleri, sanayi ara mallarını ve son ürünleri aldıkları ihaleler ve projeler çerçevesinde doğrudan ihraç eden sektör, ayrıca bu ürünleri ihraç edilen her otomobil, otobüs, tekne, küvet vb. ürünlerin içerisinde dolaylı olarak da ihraç etmektedir. Sektör esas olarak Avrupa ülkelerine, Rusya’ya, Türki Cumhuriyetlere, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya ihracat yapmaktadır. İhracat yapılan ülke sayısını arttırmak ve yeni pazarlar kazanmak amacıyla da çalışmalar her geçen gün yoğunlaştırılmaktadır. Sektörün bazı firmaları Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Uzak Doğu da dahil olmak üzere dünyanın her tarafına ihracat yapmaktadırlar.

 

Sektör yaklaşık olarak 230 milyon Avro civarında doğrudan ihracat yapmaktadır. Bu ihracat rakamının içerisindeki en önemli pay CTP boru üreticilerine, cam elyafı ve polyester reçine üreticilerine, teknik tekstil üreticilerine ve RTM üreticilerine aittir.

 

Son Söz

Kompozit sektörü katma değeri yüksek ürünler ürettiği ve yarının malzemesi olduğu için ülkemiz açısından çok önemli bir sektördür. Hükümet, yerel yönetimler, yatırımcı kuruluşlar ve sanayicilerin malzeme alımlarında geleneksel malzemeler yerine daha hafif, daha uzun ömürlü, daha yüksek mukavemetlere sahip, daha çağdaş çözümler sunan kompozit malzeme alternatiflerini aramalarının hem kendileri hem de ülke ekonomisi açısından yararlı olacağı görüşündeyiz. Bugün tüm dünyada gerek havacılık ve uzay sektöründe gerekse de otomotiv sektöründe enerji ve fosil yakıt kullanımının azalması tamamen kompozit malzemelerin bu sektörlere penetrasyonu ile doğru orantılı olarak gelişmiştir. Bu sürecin hemen hemen tüm sektörlere girdi veren ve çözüm üreten bir sektör olan kompozit sektörü lehine daha da gelişeceğine inanmaktayız.