Dönülmez Akşamın Ufkundayız!...

  • Uygulama
  • Ziyaret: 1960
  • Son Güncelleme: 18-09-2013
  • (Puanı 0.0/5 Yıldız) Toplam Oy: 0
  •  
    Share on Tumblr       

Enerji kullanımı, karbon salınımı ve yalıtımın önemi…


Dönülmez akşamın ufkundayız, Türk Sanat Müziği repertuarında, Münir Nurettin ve Yahya Kemal ikilisinin mükemmel uyumlarıyla yaptıkları sayısız şarkıların en hit olanlarından biridir ve bu şarkı özellikle yaş ilerledikçe anlam taşı-maya başlar… Aynı sözleri, Sanayi Devrimi ile başlayan çılgın enerji tüketimi ile birlikte, on binlerce yıldır aynı kalan havadaki CO2 değerleri altüst edilen, çevrenin kirletilmesiyle birçok can-lı türü yok olan, küresel ısınma nedeniyle eriyen buzulların büyük şehirler için ciddi tehlike oluşturmaya başlayan gü-nümüz dünyası için de söylemek mümkün... Dönülmez akşamın ufkundayız… Vakit çok geç… Bu son fasıldır ey dünyam… Nasıl dönersen dön… 2000 yıl önce insanlık İsa’dan önceki çağlardan İsa’lı çağa geçti. New York Times gazetesinin ünlü köşe yazarı Thomas Fridman’a göre insanlık 1 Ocak 2000 günü yeni bir çağa adım attı. Enerji - İklim Çağı… Doğa anamız sadece fizik, kimya ve biyolojiden oluşur. Yaptığı her şey bu üçünün toplamından ibarettir. Vicdan-dan tamamen uzaktır. Ne şiire bakar, ne resme, ne de sizin dini görevlerinizi yerine getirip getirmediğinize…

Onunla pazarlık yapamazsınız, ona yalan söyleyemezsiniz ve onun kurallarından kaçamazsınız. Yapabileceğiniz tek şey, canlı türlerinden biri olarak ona uyum sağlamaktır. Ve herhangi bir tür ona uyum sağlanmayı öğrenememişse bu dünyadan kovulur. Watson’a göre her şey bu kadar basittir. Dünya atmosferinin bileşimi yirmi milyon yıldır pek değişmedi. Ama geçtiğimiz yüz yılda, atmosferi keskin biçimde dönüştürmeye ve Dünya ile Güneş arasındaki enerji dengesini, tüm bitki, hayvan ve insanların yaşam alanları üzerin-de derin etki bırakabilecek şekilde değiştirmeye başladık. Enerji - iklim çağına girerken, iklim ve dünyanın doğal sis-temleri üzerinde yaptığımız tüm etkilerin sonuçlarının, yönetilebilir ve geri döndürülebilir kabul edildiği bir çağı geri-de bırakıp, artık potansiyel olarak yönetilemez ve geri dön-dürülemez olmaya başlayan bir çağa adım atıyoruz. Enerji-iklim çağına girerken neredeyiz? Çoğu kişinin havaların neden değiştiğini düşündüğü ama henüz kaçınılmaz olanı yönetmek, yönetilemez olandan da kaçınmak için ne gerekiyorsa yapmamızı gerektirecek kadar tehlikeli ölçüde tuhaflaştığını düşünmediği yerdeyiz. Hayal gücümüzü zorlamamız gerekiyor. Değişimin sınırları-nın ortalama tahminlerin çok ötesinde olduğunu anlamamız gerekiyor. Anlamamamız halinde bir şekilde bir gün duvara toslarsak şimdilik emniyet kemerimizin olmadığı da çok açıktır. Bu gezegen üzerindeki başarısız biyolojik deney olarak sonumuz gelmiş olacak. Katrina, 29 Ağustos 2005 günü, çoğu iklim uzmanına göre, küresel ısınma nedeniyle Meksika Körfezi’nin sularındaki sıcaklık artışıyla beslenen yıkıcı bir güçle New Orleans’ı yerle bir ettiğinde, yönetilebilir olmaktan çıkmış bir iklim değişimi örneğini veriyordu. Aynı olayı bugünlerde Oklahoma’dan canlı yayınlarda izlemekteyiz. Dünyanın nadir tatlı su yunuslarından Baiji, Çin’in ünlü Yangtze nehrinde yaşıyordu. Taaa 2006 yılına kadar... Ara-lık 2006’da Baaji Vakfı, yaptığı araştırma sonucu yunusun soyunun tükendiği sonucuna vardığını dünyaya duyurdu.

 

Elio Medina
Kimya Mühendisi
Genel Müdür
Purtek Poliüretan Teknik Kimya San. Tic. A.Ş.