DowAksa Genel Müdürü Mithat Okay ile Keyifli Bir Röportaj

  • Röportaj
  • Ziyaret: 4239
  • mithat, okay, röportaj, dowaksa
  • Son Güncelleme: -/-
  •  
    Share on Tumblr       

DowAksa Genel Müdürü Mithat Okay ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızda; Türkiye’deki kompozit sektörü, firmanın Ar-Ge faaliyetleri, yurt içi ve yurt dışı satışları hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Okurlarımıza kısaca kendinizden ve eğitim durumunuzdan bahsedebilir misiniz?

 

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği’ni bitirdikten sonra 1988 yılında Ak-Al Tekstil’de mühendislik pozisyonunda kariyerime başladım. Anı zamanda, Manchester Üniversitesi’nden (UMIST) Tekstil Teknolojisi alanında yüksek lisans diplomasına sahibim. Kalite ve Teknik Servis Mühendisliği görevi ile 1990 yılında Aksa Akrilik bünyesine katıldım. Aksa Akrilik bünyesinde; Ürün Müdürlüğü, Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı ve Karbon Elyaf Direktörlüğü görevlerinde bulundum. 2012 yılında Aksa Karbon Elyaf Genel Müdürlüğü’ne atandım ve şu anda DowAksa Genel Müdürü olarak görev yapmaktayım. Evli ve bir çocuk babasıyım.

 

DowAksa kaç yılında kuruldu? Kuruluşundan bu yana firmanızda nasıl bir gelişim süreci gerçekleşti?

DowAksa, hammaddesi karbon elyaf olan kompozit endüstrisine, geniş bir ürün yelpazesi ve teknik hizmet çözümleri sunmayı hedefleyen bir şirkettir. Akkök Grup Şirketleri’nden Aksa çatısı altında başladığımız karbon elyaf yolculuğumuza 2012 yılında The Dow Chemical Company’nin iştiraki Dow Europe Holdings B.V. ile yüzde 50’lik eşit hisseye dayalı ortak girişimimizin ardından DowAksa olarak devam ediyoruz. İki dünya lideri firmanın oluşturduğu global girişim olan DowAksa ile karbon elyaf ve karbon elyaf ara malları üretiminde liderliğe oynayan en güçlü adaylardan biriyiz. DowAksa Türkiye’de karbon elyaf sektöründe faaliyet gösteren ilk ve tek şirkettir.

Ürün ve ürün gruplarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Şirketimiz; enerji, ulaşım ve alt yapı sektörleri başta olmak üzere endüstriyel sektörlere entegre karbon elyaf kompozit ürünler sunmayı hedeflemektedir. Karbon elyaf çelikten beş kat hafif, dört kat daha dayanıklı, koruma gücü yüksek, korozyona dayanıklı, elektrik iletken, ısı yalıtkan, enerji ve çevre yönetmeliklerine uygun bir üründür. Sahip olduğu bu özelliklerle günümüzde birçok sektörde karbon elyaf tercih edilmektedir. Karbon elyaf, rüzgâr türbinlerinin enerji üretiminin arttırılması, otomobillerdeki yakıt tüketiminin azaltılması, alt yapı ve yapıların güçlendirilerek ömürlerinin uzatılması gibi dünyanın ve ülkemizin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlara yönelik inovatif çözümler sunması sebebiyle stratejik öneme sahiptir.

Karbon elyaf kompozit sektörüne sunduğumuz geniş ürün yelpazesinin yanı sıra, teknik servis desteği ile ürün gamımızı genişleterek küresel ölçekte iş geliştirme faaliyetlerinde de bulunmaktayız.

Ar-Ge faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?

Karbon elyaf alanındaki çalışmalarımız 2006 yılında Aksa çatısı altında bir proje olarak başladı. Sonrasında 2007’de laboratuvar ortamında ilk karbon elyaf üretimimizi yaptık ve 2008 yılında da pilot makinede üretime başladık. %100

Türk mühendislerimizin başarısıyla geliştirdiğimiz kendi teknolojik alt yapımızla yıllık 1.500 ton kapasiteye sahip ilk ticari üretim hattını ise 2009 yılının son çeyreğinde devreye aldık. Bugün itibariyle yıllık üretimimiz 3.500 ton’dur. Karbon elyaf teknolojisi; sektöre girmek isteyenlerin kendilerinin geliştirmesi gereken bir teknoloji. Dünyada bunu hayata geçirebilmiş az sayıda şirket var. DowAksa 30 yıl boyunca hiçbir oyuncunun girmediği bu sektöre hiçbir dış yardım almadan, tamamen Türk mühendislerle kendi karbon elyaf teknolojisini geliştirerek girmeyi başaran ilk şirket. Biz dâhil tüm karbon elyaf üreticileri için Araştırma ve Geliştirme çok önemli bir alandır ve bu alanda yoğun şekilde çalışmalar yapılmaktadır. Üretimin ilk aşamasından, kompozit uygulamalarına kadar birçok alanda çeşitli projeler yürütülür. Bu kapsamda oluşturduğumuz kompozit laboratuvarında, müşterilerimizin uygulamalarını küçük ölçekte çalışma fırsatı buluyor, ürünlerimizin ihtiyaçları daha iyi karşılaması için öncül testleri yapıyoruz. Aynı zamanda, hemen hemen tüm üretim adımlarımızın pilot ölçekte (küçük

ölçekte) uygulamalarının sahamızda bulunması sayesinde, çok farklı denemeler yapabiliyor ve müşterilerdeki öncül denemeler için numuneler sunabiliyoruz.

Yurt içi ve yurt dışı satışlarınızdan bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere hizmet veriyorsunuz?

DowAksa olarak üretimimizin büyük bir bölümünü ihraç ediyoruz. Karbon elyaf bazlı materyaller, güçlü ancak hafif yapılarıyla enerji verimliliği, hafiflik, dayanıklılık ve düşük emisyon salımının temel performans kriterleri olduğu gelişen sektörlerde kapsamlı olarak kullanılmaktadır. Dünya

geneline baktığımızda tüm pazarlarda kompozit çözümlere ilgi gelişmekte olan projelere entegre olarak artmaktadır. Global yaklaşımımız gereği Amerika olsun, Avrupa veya Uzakdoğu’da olsun ilgi duyduğumuz tüm projelerin bizim için önemli olduğunu söyleyebilirim. Hedefimiz proje odaklı pazar payımızı arttırmaktır.

Yeni hedef ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?

DowAksa olarak karbon elyafının kullanıldığı; başta endüstriyel uygulamalar olmak üzere havacılık, denizcilik, enerji, yapı güçlendirme, otomotiv gibi sektörlere uygun ürün geliştirilmesi konularında müşterilerimiz ile ortak projeler yürütmekteyiz. Yakın zamanda basınçlı kaplar endüstrisinin ihtiyaçlarına yönelik geliştirilmiş yeni bir ürünümüz piyasaya sunulacak. Bunun yanı sıra, ürün kalitesini iyileştirip, maliyetini azaltmaya yönelik ürün ve proses geliştirme faaliyetlerine de sürekli olarak devam ediyoruz. 2014 yılına önemli anlaşmalarla başladık. Ocak ayında inovasyon konusunda önemli bir adım atarak Rusya’da Nanoteknoloji Merkezi’ne yatırım gerçekleştirdik. Kompozit Nanoteknoloji Merkezi (NCC) için Rusnano ve Kompozit Holding (HCC) ile üçlü 4,3 milyon dolarlık ortak bir yatırım anlaşmasına imza attık. Anlaşma ile sağlam, güçlü ve hafif ürün çözümlerine ihtiyaç duyan inşaat, enerji ve otomotiv gibi sektörler için "polimer kompozit”malzemelerin geliştirilmesi ve endüstriyel üretimlere hazırlanmasını hedefliyoruz. Bu uygulamaların, emisyonların azaltılması yoluyla çevrenin korunmasına da katkı sağlayacağını eklemek isterim. Amacımız sadece Rusya’nın değil, uluslararası pazarların da ihtiyaçlarını karşılamak.

 

DowAksa olarak, Türk Havacılık Uzay Sanayi (TAI) ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı havacılık sanayinde kullanılan termoset reçineli prepreg malzemesinin Türkiye’de üretilmesi ve geliştirilmesi için ortak bir sözleşmeye imza attık. Dünya standartlarında geliştirilecek bu malzeme, Türkiye’nin yanı sıra dünya sivil havacılık sanayine de sunulabilecek.

 

Bunlara ek olarak otomotiv sektöründe karbon elyafın kullanımında materyal ve süreçlerin geliştirilmesi için Ford, Dow ve DowAksa arasında yapılan ortak geliştirme anlaşması kapsamındaki çalışmalarımıza da başarıyla devam ediyoruz.

 

Türkiye’deki kompozit sektörü ile ilgili değerlendirme yapmanız gerekirse neler söyleyebilirsiniz? Sektörün gelişimi için neler yapılması gerekmektedir?

 

Çelikten beş kat hafif, dört kat daha dayanıklı, düşük maliyetli ve katma değerli bir ürün olan karbon elyaf, rüzgâr türbinlerinin enerji üretiminin arttırılması, otomobillerdeki yakıt tüketiminin azaltılması, alt yapı ve yapıların güçlendirilerek ömürlerinin uzatılması gibi dünyanın ve ülkemizin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlara yönelik inovatif çözümler sunması sebebiyle stratejik öneme sahiptir. Bu bağlamda DowAksa, enerji, havacılık, uzay, yapı güçlendirme ve otomotiv sanayii gibi ekonominin can damarı olan sektörlere sağlayacağı destekle Türkiye ekonomisine büyük katkı sunmayı hedeflemektedir.

 

DowAksa’nın ürettiği ilk yerli karbon elyafın iç pazarda tüketiminin artması için ileri malzeme teknolojilerine hizmet veren kompozit sektörünün Türkiye’de gelişmesi gerekiyor. Biz DowAksa olarak karbon elyafla, üretim zincirindeki başarılması ve tedariğinin garanti altına alınması gereken en önemli ilk halkayı oluşturduk. Hammaddesi karbon elyaf olan kompozit sektörü; uzay, havacılık, savunma gibi stratejik öneme sahip sanayilere parça üretmekte ve katma değerli bu ürünleri tüm dünya pazarlarına satabilmektedir.

"DowAksa olarak, Türk Havacılık Uzay Sanayi (TAI) ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı havacılık sanayinde kullanılan termoset reçineli prepreg malzemesinin Türkiye’de üretilmesi ve geliştirilmesi için ortak bir sözleşmeye imza attık. Dünya standartlarında geliştirilecek bu malzeme Türkiye’nin yanı sıra dünya sivil havacılık sanayine de sunulabilecek. "


Türkiye, ileri malzeme teknolojisinin kullanıldığı endüstriyel çözümleri ithal eden ülke değil ihraç eden ülke olmalıdır. Bugün bu teknoloji için yatırım yapılırsa, devletimiz bugünden bunu destekleyecek alt yapıyı kurarsa ülke ekonomisi için de önemli bir yatırım yapılmış olacağını düşünüyorum. Karbon elyafın ülkemizde kullanımı depremlere karşı yapı güçlendirme, Türk Havacılık ve Savunma Sanayi’nin geliştirilmesi ve dışa bağımlılığı gibi birçok soruna da çözüm üretecektir. Bunun başarılması için ulusal talep yaratılması ve teşvikte destek sağlanması çok önemlidir. Ülkemizde teşvikler sektörel ve bölgesel olarak verilmektedir, ancak stratejik ürünlerin belirlenerek "ürüne özel” teşvik kapsamına alınması önemli bir adım olacaktır. Türkiye’nin özellikle 2023 hedefleri kapsamında cari açık sorununun azaltılması ancak katma değeri yüksek teknoloji çözümleri ihracatı ile mümkün olacaktır. Örneğin, Türkiye’den ihraç edilen ürünlerin yarattığı ortalama katma değer 1,58 dolar/kg iken, tek başına karbon elyaf 20 dolar/kg civarında katma değer yaratmaktadır. Konu, ihtiyaçların devlet tarafından çok doğru tespitidir. Bu amaca yönelik pilot projelerin daha efektif yürütülebilmesi için teşvik süreçlerinin hız kazanması gerekmektedir. Ekonomi Bakanlığı’nın da gündeme aldığı ürüne özel teşvik sisteminin Türkiye’yi bir adım öteye götüreceğine inanıyoruz.

 

Sonuçta ileri malzeme teknolojisine bağlı kompozit sektörü çok kısa zamanda çok daha geniş bir alana hizmet verecektir. Karbon elyaf bazlı materyaller, güçlü ancak hafif yapılarıyla enerji verimliliği, hafiflik, dayanıklılık ve düşük emisyon salımının temel performans kriterleri olduğu gelişen sektörlerde kapsamlı olarak kullanılmaktadır. Rüzgar türbinlerinin enerji üretiminin arttırılması, otomobillerdeki yakıt tüketiminin azaltılması, alt yapı ve yapıların güçlendirilerek ömürlerinin uzatılması gibi dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlara yönelik inovatif çözümler sağlayan, katma değeri yüksek bir üründür. Bu noktada Türkiye sahip olduğu imkanları doğru değerlendirerek örnek olmalıdır. Bunun için zamanlama "bugün”dür.