Komşu sinemalardan bir seçki İstanbul Modern Sinema'da gösteriliyor

  • Kültür Sanat
  • Ziyaret: 1555
  • İstanbul, sinema, modern
  • Son Güncelleme: 27-05-2014
  •  
    Share on Tumblr       


Kapı Bir Komşu

İstanbul Modern Sinema, 24 Nisan 11 Mayıs tarihleri arasında Sinema Sponsoru DSmart’ın katkılarıyla küratörlüğünü Müge Turan’ın yaptığı 17 filmlik bir seçki sunuyor. Komşular sergisine paralel olarak düzenlenen "Kapı Bir Komşu” başlıklı program, Ortadoğu’dan Balkanlara, Akdeniz’den Asya’ya dolaşarak komşu sinemaları ziyaret ediyor.


Küresel medyanın da etkisiyle kültür tarihine katkıları gittikçe daha görülür hale gelen bu komşu filmleri; yeni dünya düzeninin hızlandırdığı sosyal ve kültürel değişimler, yerel tavırlar, ulusal kimlik, tarih hesaplaşması, çağdaşlaşmak gibi kavramları tartışıyor. Farklı dönem ve coğrafyalara ait de olsalar, bu öykülerdeki karakterlerle duygu ve hatta suç ortaklığında buluşuyor, aynı acılarda birleşiyoruz. Tanıdık olan bu hüzne bazen keskin bir nükte, bazen de müşfik bir mizah eşlik ediyor. Bu paylaşımların ötesinde, programdaki filmler, periferide yaşayanlara tanıdık olan "tutunamama”nın farklı hallerini sunuyor. Bir araya gelmesi de tıpkı geldikleri farklı coğrafyaların geçirdiği süreçler gibi meşakkatli olan ve kendilerini öyle ya da böyle günümüze dek var etmeyi başarmış bu filmler, "Kapı Bir Komşu” ile hak ettiği izleyiciye kavuşuyor.


Programda, 2012 yılında aramızdan ayrılan Yunan yönetmen Theodoros Angelopoulos’un dünya sinemasının en önemli başyapıtlarından biri olarak kabul edilen, 1939 ile 1952 yılları arasında yaşanan iç savaş ve sonrasında geçen epik filmi Kumpanya (1975); bu yıl İstanbul Film



Festivali’nde Altın Lale Uluslararası Yarışma’nın jüri başkanı olan, Ayrılık filmiyle önce Berlin’de Altın Ayı ardından En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanan İranlı yönetmen Asghar Farhadi’nin üçüncü filmi Çarşamba Çatapatları (2006); Mısırlı yönetmen Abdel Salam’dan Arap sinemasının dönüm noktası, dünya sinemasının benzersiz filmlerinden biri olarak görülen Mumya (1969) yer alıyor.


Locarno Film Festivali’nde Gümüş Leopar ödülüne layık görülen, Kazakistan’dan Darezhan Omirbayev’in genç bir adamın Kazak bozkırlarındaki köyünden büyük şehir yaşamına geçişini anlatan filmi Kaïrat (1992); Babak Jalali’den İran’ın kuzeyinde, Hazar Denizi ile Türkmenistan sınırındaki Gülistan eyaletinde geçen, aynı coğrafyada yaşayan farklı kültür ve kişilerin komşuluğu ve ilişkilerini minimalist bir dille anlatan Frontier Blues (2009); Balkanların ilk kadın yönetmenlerinden Binka Zelyazkova’nın altı siyasi suçlu kadının hapisteki son günlerini aktaran Son Söz’ü (1973); Sırbistan sinemasının cesur, ezber bozan yönetmeni Dušan Makavejev’in ilk uzun metrajı İnsan Kuş Değildir (1965); Ortadoğu’nun feminist film tarihi içinde bir dönüm noktası ve "üçüncü sinema”nın oluşumunda önemli bir yere sahip olan Heiny Srour’un Leyla ile Kurtlar (1984); Tunus’tan Nacer Khemir’in aşkın 60 ismini arayan Semerkand prensesinin hayaliyle büyülenmiş hattat çırağı Hasan’ın içine düştüğü masalı anlattığı, çöl üçlemesinin ikinci filmi Güvercinin Kayıp Gerdanlığı (1991); Iraklı Taha Karami’den 1001 Elma (2013); Suriye’den Mohamed Malas’ın Şehir Rüyaları (1984), İran’dan Shahram Mokri’nin Balık ve Kedi’si (2013) ; Gürcistan’dan Rusudan Chkonia’nın Gülümse adlı filmi; Romanya’dan Tudor Giurgiu’nun Salyangozlar ve İnsanlar’ı (2012); TürkiyeErmenistan yapımı, Lusin Dink’in Saroyan Ülkesi (2013) gösterime sunulacak filmler arasında bulunuyor.