Yok Olmadan

  • Kültür Sanat
  • Ziyaret: 559
  • yok olmadan, İstanbul modern
  • Son Güncelleme: -/-
  •  
    Share on Tumblr       


İstanbul Modern, 2016 yılındaki ilk ana sergisi "YOK OLMADAN: Doğa ve Sürdürülebilirlik Üzerine Bir Sergi” ile doğa ve ekolojiyi konu alırken sürdürülebilirlik kavramına da değinen sanatçıları bir araya getiriyor. Eczacıbaşı Topluluğu ve Şekerbanksponsorluğunda, TAV Havalimanları Holding’in katkılarıyla, 13 Ocak - 5 Haziran 2016 tarihleri arasında dünyanın farklı köşelerinden yirmi sanatçı ve sanat grubunu ağırlayan sergi, doğa algımıza dair farklı bakış açıları ve ekosistemle ilişkimize dair yeni farkındalıklar öneren çalışmalara yer veriyor. Serginin basın toplantısına İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Dr Erdal Karamercan, Şekerbank Genel Müdürü Halit Yıldız, sergi küratörleri Çelenk Bafra ve Paolo Colombo, sanatçılar Alper Aydın, Bingyi, Jasmin Blasco, Elmas Deniz, Lars Jan ve Annie Saunders, Maro Michalakakos, Camila Rocha, Canan Tolon ve ikonoTV "Art Speaks Out” programı temsilcileri katıldılar.


       


 

İstanbul Modern’den Çelenk Bafra ve Paolo Colombo’nun küratörlüğünü yaptığı sergide, Roger Ackling, Bas Jan Ader, Alper Aydın, Bingyi, Jasmin Blasco ve Pico Studio, Charles Dellschau, Elmas Deniz, Mark Dion, Hamish Fulton, Rodney Graham, Lars Jan, Mario Merz, Maro Michalakakos, Joni Mitchell, Yoko Ono, Camila Rocha, Canan Tolon, ikonoTV, Francesco Garnier Valletti ve Pae White tarafından hazırlanan resim, çizim, heykel, yerleştirme, fotoğraf ve hareketli görüntüler yer alıyor.


Bafra ve Colombo’nun "doğaya özlemin, yaşanabilir bir dünyanın ve sürdürülebilir bir ekolojik dengeye duyulan arzunun tezahürü” olarak nitelendirdiği YOK OLMADAN, insanın doğa ve ekosistemle kurduğu ilişkiyi sanat yoluyla pekiştirmeyi ve sürdürülebilirlik kavramına sanat aracılığıyla bakarak çözüm odaklı yeni bakış açıları getirmeyi hedefliyor.


19. yüzyıldan günümüze farklı dönemlerden sanatçıların doğayı nasıl algıladıklarını ve sürdürülebilirlik kavramıyla ilişkilerini yansıtan çalışmalarda, insanın bitki ve hayvanlar başta olmak üzere tüm ekosistem ile etkileşimine dair yorumlara ve yenilikçi önerilere yer veriliyor. Sergideki yapıtlardan bazıları büyük ekolojik meseleleri çözmenin olanaksızlığına işaret ediyor, bazılarıysa ekosistemin korunmasına ve insan türünün onunla uyum içinde varlığını sürdürebilmesine yönelik öneriler içeriyor. Sergide doğayı kavramsallaştırarak ele alan sanatçılar, konu ve malzemelerini doğadan seçiyor, hatta doğanın bizzat kendisini sanatsal üretim tekniği olarak kullanıyor.


Sergi, başlığını Joni Mitchell’in şarkısının nakaratından alıyor

Bilmezsin eldekinin değerini;

Yok olmadan.

"YOK OLMADAN” sergisi başlığını Kanadalı ozan-şarkıcı ve sanatçı Joni Mitchell’ın 1970’de yayınladığı "Big Yellow Taxi” (Kocaman Sarı Taksi) adlı şarkının nakaratından alıyor. Parçanın nakaratında doğanın kıymetinin "yok olmadan” anlaşılmadığı vurgulanırken, sergide de doğanın insan hayatındaki vazgeçilmezliği ve çok geç olmadan yapılabileceklere dair işaretler var. Farklı versiyonlarla karşımıza çıkmaya devam eden bu popüler parça yayınlandığı dönemde, dünyayı etkileyen radikal değişiklikler karşısında hızla bilinçlenen bir kuşağın ekolojik duyarlılığını temsil etmişti. Sergi küratörlerine göre dünya çapında ekolojik farkındalık ve sürdürülebilirlik konusuna getirdikleri incelikli yorumlarla meseleyi kültürel ve toplumsal bir kırılma noktasına taşıyan sanatçılar özel bir ilgiyi hak ediyor; bu nedenle "YOK OLMADAN”ı Joni Mitchell’ın da dahil olduğu ve çevre konusunda toplumsal bilincin gelişmesine katkıda bulunan ‘68 kuşağına ve günümüzde çevresel sorunlara yeni bakış açıları kazandıran tüm sanatçılara adıyorlar.


Oya Eczacıbaşı: "Doğa ve çevresel konular sanat kurumlarının gündeminde”

İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, yeni yılı doğayı yücelten ve çevresel farkındalığı gündeme getiren "YOK OLMADAN: Doğa ve Sürdürülebilirlik Üzerine Bir Sergi” ile karşıladıklarını belirterek, öncelikli bir konu haline gelen doğa ve çevresel sorunların sanat kurumlarının gündeminde olduğunu vurguladı: "Dünya çapında sanat kurumları ve müzelerde doğa ve ekoloji üzerine yayın ve projeler sıklıkla gerçekleştiriliyor. İstanbul Modern’in benzer bir yaklaşımla 2011 yılında düzenlediği‘Kayıp Cennet’ sergisinde, video ve dijital medyayı kullanan sanatçılar, yitirdiğimiz doğaya özlemin yanı sıra doğa ve teknoloji çatışmasının sanattaki izdüşümünü yansıtıyordu. Her geçen gün yeniden tanımlanan mekân kavramına dair farklı bakış açıları sunan ‘Habitat’ adlı fotoğraf sergimiz ise, ‘YOK OLMADAN’ sergisinin ön programıyla eşzamanlı olarak açıldı. Yine sergi devam ederken kısa süreli sergiler alanında VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi’nin konut mimarisine odaklanan son sergisinin müzede yer almasının, sanat yoluyla farkındalık yaratmasını ve ziyaretçileri çevreyi koruma ve sürdürülebilir gelecek üzerine düşünmeye yöneltmesini umuyoruz.”


Çelenk Bafra: "Doğayı korumaya dair yüzeysel bakışın sanatçılar tarafından tersyüz edilmesine ihtiyacımız var”

İstanbul Modern Küratörü Çelenk Bafra, yaşadığımız gezegene gelişme ve iktidar hırsıyla yaptıklarımızı, başka hiçbir canlı türünün ve doğal gücün yapamayacağının altını çizdi: "Kendi kendimizi soktuğumuz bu çıkmaza artık ne ‘iklim zirvesi’ gibi küresel politik girişimler ne de doğaya dönüşü benimseyen kişisel inisiyatifler deva olacak gibi görünüyor. Gidişat böyleyken, doğayla ilişkimizin ve doğayı korumaya dair yüzeysel ve samimiyetsiz bakış açılarının sanatçılar tarafından tersyüz edilmesine her zamankinden çok ihtiyacımız var. Daha da önemlisi, sanatın sarsıcı ve sağaltıcı gücünün hepimize iyi geleceğini düşünüyorum.”


Paolo Colombo: "Sürdürülebilirliği derinlemesine düşünmenin aciliyeti apaçık ortada”

İstanbul Modern Uluslararası Sanat Danışmanı Paolo Colombo ise, "Dünyanın pek çok megapolündeki hava kirliliği ve farklı yerlerden gelen iklim kaynaklı felaketlere dair haberler okuduğumuz bu günlerde, sürdürülebilirliği derinlemesine düşünmenin ve doğayla etkileşimimize yeni bir şekilde yaklaşmanın aciliyeti ne yazık ki apaçık ortada. Sergideki sanatçılar bu konulara odaklanan çalışmaları aracılığıyla hem bizimle hem birbirleriyle ilham verici bir diyalog kuruyor. Konumuz o kadar kapsamlı ve katmanlı ki, "YOK OLMADAN”, her geçen gün genişleyen ve önümüzdeki yıllarda bir davranış normuna dönüşmesini umduğumuz yeni bilinç deryasında olsa olsa bir damla olabilir” dedi.


Erdal Karamercan: "Sergi, sürdürülebilirliğin temel yapısında yer alan ‘doğa’ bileşeninin, sosyal sürdürülebilirlik ile buluştuğu nokta”

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan "sürdürülebilirliğin” Eczacıbaşı Topluluğu’nun gündeminde daima önemli yer tutan bir yaklaşım olduğunu belirtti: "Kurucu sponsoru olarak 11 yıldır eşlik ettiğimiz İstanbul Modern, 2015 Aralık ayında gerçekleşen Paris İklim Zirvesi’nin ardından, 2016 yılını doğayı yücelten ve sürdürülebilirlik kavramını vurgulayan bir güncel sanat sergisiyle karşılıyor. Sürdürülebilirliğin temel yapısında yer alan ‘doğa’ bileşeninin, sosyal sürdürülebilirlik ile buluştuğu nokta olan ‘YOK OLMADAN’ sergisi ile Eczacıbaşı Topluluğu’nun bu konudaki yaklaşımı bir kez daha gözler önüne serilmiş oluyor. Bu bağlamda doğaya ‘sürdürülebilirlik’ ekseninden bakan uluslararası sanatçıların, içinde yaşadığımız dünyaya ve ekolojik meselelere dair ortak tavırlarını sunduğu ‘YOK OLMADAN’ sergisini sanatseverlerle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.”


Halit Yıldız: "Sürdürülebilir kalkınmayı çevresel ve sosyal boyutlarıyla destekliyoruz”

Şekerbank Genel Müdürü Halit Yıldız, İstanbul Modern’in "YOK OLMADAN” sergisi ile evrensel bir çalışmaya imza attığını ve bu sergiyi desteklemekten büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Finansal erişimin yaygınlaştırılması, yerel üretimin desteklenmesi ve kültürel mirasın korunmasının, sosyal açıdan kapsayıcı bir büyüme için önem taşıdığının altını çizen Halit Yıldız şunları kaydetti: "Duyarlı bankacılık anlayışımız doğrultusunda faaliyetlerimizi bu yönde geliştirirken yalnızca iktisadi üretimi değil, sanat üretimini de destekliyoruz. Bunun en güzel adımını da 5 yıl önce attık. Çağdaş sanatı daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla oluşturduğumuz yeni medya sanatları odaklı ‘Açıkekran’ platformumuz ile çağdaş sanatı şubelerimizde yerel halkla buluşturuyoruz.” İstanbul Modern’le dört yıldır sürdürdükleri ‘Dokunduğum Renk’ projesi kapsamında, sergi boyunca sürdürülebilirlikle ilgili atölyeler gerçekleştirileceğini hatırlatan Yıldız, "İstanbul Modern ile uzun soluklu çalışmalarımızın devam etmesini ve önümüzdeki dönemde iş birliklerimizle kültür-sanat hayatına katkıda bulunmayı diliyoruz” şeklinde konuştu.